biz çocukken bir oyun vardı, köstebek ya da tilki tam anımsamıyorum, labirent gibi yer altı tünellerinin içinde yürür, nereden çıkacağını tahmin etmeye çalıştığımız bir delikten başını çıkarırdı biz de onun kafasına kafasına elimizde çekiçle vururduk. Atari oyunuydu sanırım.
Ne zaman sana iyilik yapmaya kalksam, iyilikle elimi uzatsam cevapsız bıraktığın mesajlarım, benden istemediğin yardımlar bana o köstebekmişim gibi hissettiriyor. Ben kendi canımı acıtmaktan, kendimi sırf seviyorum diye böyle önüne sermekten yoruldum, benim bildiğim dünyamda sevgi zaferdi, sevgi varlığına şükredilecek bir şeydi, varoluğu için şımarmayı gerektirmiyor sınanmayı gerektirmiyordu, sevgi sahip çıkılması gereken bir şeydi. günün sonunda sorduğun şey bana iyi gelip gelmediği ise, hayır gelmiyor.
ne güzel yazmıştı yalın, ağlaya ağlaya; senden vazgeçiyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder