Ana içeriğe atla

81.

 2021'e veda ederken.. 

2019'da kedimin ölümüyle başlayan yılı, 2020'de pandemi, babamın ölümü, ilişki teklemesi ve 2021'de boşanma izledi. Böyle yazınca, okuyunca, uluorta yüzleşince "vay canına" çıkıyor dudaklarımın arasından sadece. İyi ya da kötü değil, sadece hayretler içerisinde bir "vay canına" 

Bahsettiğim periyod iki sene olsa da, ben sanki yoğun bir yılmış gibi değerlendiriyorum bu zamanı. Travmalarımın başka travmaları tetiklediği, neticesinde iyileşmenin, kendini bulmanın başladığı bir zaman olduğunu düşünüyorum. 

Bu zaman diliminde yaptığım en iyi şey yeni bir kedi sahiplenmek, düzenli spor ve sağlıklı beslenme ile 22 kilo verip tenise ve terapiye başlamak oldu. 

Psikologa gidene kadar, kendimden bu kadar bihaber olduğumu bilmiyordum, resmen asalak gibi süzülüp duruyormuşum, aşırı mutlu ve kendinden emin, özgüvenli sandığım içimdeki kız çocuğu meğersem ilgiye aç, tatmin olmayı ve fark edilmeyi bekler halde içimde oturuyormuş; onu elinden tutup ayağa kaldırmak çok zamanımı aldı; hala da ara ara tökezliyor ama en azından artık yalnız olmadığını ve tökezlendiğinde ayağa kaldırmak için yanında olduğumu biliyor. 

Terapi süreci giderek zorlaşan bir süreç, ama herkesin kesinlikle hazır hissettiğinde, en azından içinde hayata dair en ufak bir şüphesi olduğunda başvurması gerektiği bir yer olduğunu düşünüyorum, tüm arkadaşlarıma, sevdiklerime bu tecrübemi anlatıp onları da doğru olduğunu düşündüğüm bu yere yönlendiriyorum, bir kişinin bile kendine olan farkındalığını arttırsam, duyarlılığını uyandırsam içimde bir ışık yanacakmış gibi hissediyorum. 

2021'de çok güzel dersler çıkardım, temel derslerimden birkaçı şöyle..

🐌hayatımızın sorumluluğu kendi elimizde, hiç kimse bizi kurtarmaya gelmeyecek, daha iyi bir hayatı bize vermek için çabalamayacak; biz ne istiyorsak kendimiz almalıyız. Mutsuz bir hayat yaşıyorsak, değiştirmediğimiz sürece kendi rızamızla bu mutsuz hayatı seçiyoruz. Olayları geride bırakmak, gerekli dersleri almak ve yola devam etmek elimizde; takılıp kalmanın hiçbirimize faydası yok.

🐈başımıza gelen olaylara bir ders ve tecrübe olarak bakmalıyız. Hayatın bizler için planını bilemeyiz, o yüzden işaretleri doğru okumayı öğrenmeli, elimizden geleni yapmalı, üzerimize düşen dersleri çıkarmalı ve teslim olup devam etmeliyiz. En sevdiğim sözlerden birinde de dediği gibi, "bu hep neden benim başıma geliyor diyorsan, bir şaman öğretisi şöyle der: ders sen öğrenene kadar devam eder." 

🐧hiçbir ilişki sonsuz değildir, zamanı geldiğinde yapılacak en iyi şey zerafetle veda etmektedir. 

🐞benim gibi çok konuşan, hatta birisi bir şey anlatırken kendi hikayesini araya sıkıştıranlardansanız tavsiyem birazcık geri planda durmayı kendinize öğretmeniz. kendi sesinizi kıstığınızda, başkalarını daha rahat duyuyorsunuz, bu da birçok konuda kolaylıkla fikir sahibi olmayı sağladığı gibi, ilginç şekilde gözlem yeteneğinizi de arttırıyor.

🐖 hiç kimsenin, kendi istemediği sürece değişmeyeceğini kabul etmemiz gerekiyor. Karşımızdaki partnerlerimizin, ailemizin, arkadaşlarımızın istemediğimiz fazlaca davranışı olabilir, biz onların potansiyeline ve içlerindeki iyiye inanmak yerine mevcut hallerini tüm çıplaklığı ile kabul  edip, değişim beklentisi içine girmezsek daha sağlıklı ilişkiler kurabiliriz. Çünkü birine olmadığı biri davranmak, karşıdakine yetersiz hissettirdiği gibi, beklenti sahibini de gereksiz hayal kırıklığı riski ile buluşturuyor. İşin özünde hiçbirimiz balıktan uçmasını bekleyemeyiz. 

🐂her zaman güçlü, başarılı ya da mutlu olmak zorunda değiliz. Her zaman üretken olmamıza da gerek yok, kötü ve zayıf adledilen yanlarımızı da sevmeliyiz; bir gün boyunca duvara bakarak oturabiliriz, bazen hiçkimseyi görmek istemeyebilir ya da kendimizle kalmak isteyebiliriz. Kendimize sınırlar koyup altında ezilmemize gerek yok; bazen başarısız olabiliriz herkes her işte başarılı olacak diye bir şey yok, ille de başarmak bizim için önemliyse, gerekli zamanı vermeli ve o zaman süresinde sabırlı olmayı öğrenmeliyiz 

🐸Bize iyi gelmeyen anda ya da bize iyi gelmeyen kişilerin yanında olmak zorunda değiliz. İstemediğimiz zaman kimse için kalmak zorunda değiliz, kalkıp gitmek sahip olduğumuz en basit lüks. Mecbur kaldığımız durumlar içinde, kendi dengemizi bulup dışarıdan daha az etkilendiğimiz versiyonlarımızı bulmamız, kötü anlardan sonra bizi dengeye getirecek yöntemleri keşfetmemiz faydamıza olacaktır 

🐻 düzenli meditasyon gerçekten de insanı rahatlatır, meditasyon nedir nasıl yapılır diye kasmaya gerek olmadığını düşünüyorum. Rahat bir oturma pozisyonu, sırt mümkün mertebe dik, gözler kapalı, ilgi dağıtıcı etmenlerden uzak bir dünyada gözleri kapatıp kendi kendimize düşündüğümüz, düşüncelere odaklanmadan geliş - gidişlerine müsaade ettiğimiz, mümkünse nefesi burundan alıp verirken, nefesin bedenimizde izlediği yolu takip ettiğimiz 5-10 dakikalık ritüeller diyebiliriz. ben ilk başladığımda sürekli ağlıyor ve 2 dakikadan fazla oturamıyordum, şimdi gözlerim kendiliğinden 15 dakika sonra açılıyor, kendinize müsaade edin 

🐦duygular kontrol edilemez, birini özlüyorsanız özlüyorsunuzdur, üzülüyorsanız artık üzülmek istememeniz bu gerçeği değiştirmez. Duyguları ve bedeni dinlemeyi öğrenin, dışavurumlara tepki verin, kayıtsız kalmayın; vücut harika çalışan bir makinedir ve sinyallerine dikkat edin. her duygunun dışarı çıkmasına müsaade edin, hepimiz hayalimizde müthiş insanlarız ama çirkin ve karanlık yanlarımız var; onları kucaklamazsak, kendimizle kuramadığımız dürüst ilişki bize ayak bağı olur 

🐫kendinizle sağlıklı bir ilişki kurmayı deneyin, bunun en güzel yolu meditasyon. ben yeni yeni tek başıma dışarda yemek yiyor, yürüyüşlere çıkıyor, sevdiğim etkinlikler için başkalarını beklemeden dahil oluyorum; sinemaya tiyatroya tek başıma gidiyorum, bazen saatlerce duvara karşı tenis oynuyorum. Öğrenmek, deneyimlemekten korkmayın; hayat cesaret edenlerle birlikte akar 

🐍iyileşme süreci maalesef yatay değil, "ups&downs" var, artık iyileştim diyemiyorsun, bazen kötü olmayı bazen yine iyi olmayı ve aslında hayatın bu dengeden ibaret olduğunu öğreniyorsun, yukarıdaki maddelerden birinde de yazdım her zaman iyi olmak ya da becermek zorunda değiliz, bazen yapamayabiliriz ve bu çok normal 

🐋sorunlardan kaçmak, onlarla baş etmek sayılmıyor, sorunlara rağmen kalmak, onlarla yüzleşip onlara rağmen devam etmek baş etmek sayılıyor 

🐒başkalarının gazına gelmeyin, fikriniz sorulmadan söylemeyin, herkesin birer yetişkin olduğunu unutmayın, 

🐰sınırlarınızı mümkün olduğunda esnetin, bugün sevmediğiniz şeyi yarın sevebilme ihtimalini her zaman düşünün. önyargılı ve keskin tavırlar maalesef destekten çok köstek, kendimize koyduğumuz sınırlar bizi nice deneyimlerden uzak kılıyor 

🐙 sizin olan sizi bulur, bir yerde kalmak, birinin hayatında durmak için ısrarcı olmayın cesur olun başka yerleri, başka kapıları, başka insanları deneyin. Günün sonunda size iyi gelecek olan, sizi bulacaktır. Ve sizinle kalmak isteyen, bin kapının ardında olsanız da sizi bulacaktır. 

2022 şimdiden tüm güzel süprizlerine, öğretilerine, benimle uğraşıp beni büyütmene, iyileştirmene açık ve hazırım. 2021 yılını kendimi tanıyıp, şifalandırmaya niyet ederek geçirdim; şimdi ektilerimi toplamaya hazırım, değilsem de hazırlanmaya da hazırım. 

Hepimize, tüm kalbimle iyi seneler. 

Sevgiler

S.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

4.

 Sanırım mola veremeyecek ve sonsuza kadar klavyeye dokunacağım, içimden bitmek bilmeyen bir enerj, paylaşma isteği, hatta haykırma isteği geliyor.   Anlattıklarım dağınık ve karışık olacak; zihin bu; kolay toplanmıyor namussuz, ama onu da zaman içerisinde dizginlemeyi, kontrol altına alıp, yönlendirmeyi öğreneceğim.  Geçtiğimiz haftalardan birinde, perşembe sabah tüm keyfimle uyanmıştım, gayet neşeli, yeni güne şükreder haldeydim; ama nedense bir anda huzurlu bir eve uyanmadığımı fark ettim; evin bireylerinden biri çok da keyifli uyanmamıştı anlaşılan.  Psikolog J.'nin dediği gibi, " depresyon hissi bulaşıcıdır, mümkünse o ortamdan kendini dışarı atmak gerekir " ; duraksadım. Havaya baktım, belli ki soğuk. Uyusam, zaman kaybı. Kalktım, üzerimi giyindim, kalınca bir kazak, mont, eldiven derken kapıda belirdim. "Nereye?" dedi, yürüyüşe çıkıyorum dedim ve arabayı aldığım gibi kendimi Caddebostan sahilde buldum.  Arabayı usulca park ettim ve neden oraya kadar ...

13.

Doğru neydi, neden bildiğimiz doğrulara yapışıp hayatlarımızı onların üzerine kuruyorduk? Doğru bildiklerimizin sarsılmayacağını kimden öğrenmiştik? Ya da doğrularımızın zamanaşımına uğramayıp, sonsuza kadar değişmeden aynı kalacağı varsayımını kim yüklemişti omuzlarımıza? Soru soruyu, olaylar başka soruları doğuruyor; hayat ve anlam aramalar sanki kocaman bir yumak ve çözdükçe daha çok dolanıyor. "Hıh şimdi oldu işte, çözdüm" dediğin an, alttan daha büyük bir büyük düğüm çıkıyor, hem de daha önce çözdüklerinin de aslında tam çözülmediğini inatla hatırlatıyor.  Ben kendi yumağımı bitirmeye yaklaştım sanırken, aslında o yumağın büyük bir kısmının kaldığını dün fark ettim. Yüzleşmenin ağır geldiği şey, "ilerliyorsun, aferin kızım" diye motive ederken kendimi, önüme çıkan ilk engelin tokat gibi yüzüme yapışması oldu.  Bu olaydan ders çıkarmaya çalışıyorum, aslında bunların da ilerlemenin bir parçası olduğunu, ilerlemenin can acıtmadan, yüzleştirmeden, çirkin yanlarınla...

31.

 pazartesi sabahı eve döndüm, sabah spora gidip arabamı park ettim; derin bir nefes alıp hala özleyebildiğim evimin zilini çaldım. beni kapıda karşıladı, tatlı kedim de arkasında. Yüzünde uzunca süredir görmediğim bir gülümseme, heyecandan nereye koyacağına bir türlü karar veremediği upuzun kolları.  Sarılmak, bildiğin yuvada soluklanmak, ama her şeyin aslında geçici olduğunu bilmek. özlendiğini fark etmek, havada asılı hasret kokusu, yine o gülümseme. eskiden her şey güzel ve çok aşıkken, dünyadaki en büyük sevginin bizim olduğuna eminken gördüğüm o gülümseme. Sahi neredeydi o gülümseme bunca zamandır? Çıkmak için benim gitmemi mi beklemiş?  Kendini "an" a bırakamamak, binlerce soru üşüşen, tepemde uçan, 1-2 yanıt doğruluğu kesin olmayan.  Hissizlik de bir his mi? Ne pırpır içim, ne kızgın. Her şey öyle sıradan geliyor ki, bu durağanlık normal mi ya da neyi gösteriyor kestiremiyorum.  Büyük sarılmalar ile onu işe uğurladım, akşam dersim olduğu için dışarıdaydım...