Ana içeriğe atla

Kayıtlar

değişim etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

93.

 harika bir söze denk geldim instagramda, diyor ki 30 yaşına kadar yalnız kalmayı, kendi işine bakmayı, affetmeyi, ön yargılarını kırmayı ve asla cahillerle tartışmamayı öğrenmiş olmalısın. Ben bu blogu tam olarak bu cümlede özetlenmiş dersleri öğrenirken; kendi yolumu izlemek, takıldığım yerlere bakmak için açmıştım. Özellikle affetmeyi ve yalnız kalmayı becermeyi deniyordum bir de ön yargıları kırmayı ki hala da bu konuda yoluma devam ediyorum.  İnsanın içinde "kötü biri olabilme" ihtimaliyle yüzleşmesi çok acımasız, benim küçük ve mutlu dünyamdaki en acımasız gerçekti diyebilirim hatta. Bazen içimden geçen düşünceler o kadar kötü kalpli gelirdi ki, kendimden utanır ve bunları "nasıl düşünebilirim" diye kendime kızardım; halbuki insanın aklından milyonlarca düşünce geçebilir; önemli olan bunları sahiplenmeden uğurlamaktır, ben de bunu yeni öğrendim. Duygu ve düşüncelerimizin çıkışını kontrol etme şansımız yok, ama onları nasıl çıkaracağımızı sanırım seçebiliriz, e...

89.

 Bugün J. ile uzun zaman sonra terapi seansını tamamladık. Geçen sene Ekim gibi danışan koltuğuna oturduğumdaki halimle şimdi arasında dağlar kadar fark var, kendimle gurur duyuyorum her şeyden önce bunu söylemem gerekiyor.  Babamın kaybını, evliliğimin bitişini bu süreci, kendimi tanımayı; kendimle yeniden hatta neredeyse sıfırdan bir ilişki kurmayı deniyorum. Hassas yerlerime dokunuyor, kırgınlıklarımı tartıyorum. İçimdeki çirkin yönlerle yüzleşiyor, çocukluktan gelen tıkalı, yargıya sorguya kapalı odalarımda geziyorum. Bazen anne babama kızıyor, genellikle beni yetiştirme şekilleri için "iyi ki" diyorum. Anne baba olmanın ne kadar zor olduğunu, ne kadar iyi niyetle denersen dene, çocuk yetiştirirken hata yapmanın kaçınılmaz olduğunu yetişkin halimle idrak ediyorum. Hayatın hiçbir alanında mükemmel olmak şart olmadığı gibi, çocuk yetiştirirken de bu yetersizlik hissine kendimizi kapatmamız gerekiyor, bazı hataların yapılması gerekiyor.  Haftada bir başladığım terapim 3 ...

81.

 2021'e veda ederken..  2019'da kedimin ölümüyle başlayan yılı, 2020'de pandemi, babamın ölümü, ilişki teklemesi ve 2021'de boşanma izledi. Böyle yazınca, okuyunca, uluorta yüzleşince "vay canına" çıkıyor dudaklarımın arasından sadece. İyi ya da kötü değil, sadece hayretler içerisinde bir "vay canına"  Bahsettiğim periyod iki sene olsa da, ben sanki yoğun bir yılmış gibi değerlendiriyorum bu zamanı. Travmalarımın başka travmaları tetiklediği, neticesinde iyileşmenin, kendini bulmanın başladığı bir zaman olduğunu düşünüyorum.  Bu zaman diliminde yaptığım en iyi şey yeni bir kedi sahiplenmek, düzenli spor ve sağlıklı beslenme ile 22 kilo verip tenise ve terapiye başlamak oldu.  Psikologa gidene kadar, kendimden bu kadar bihaber olduğumu bilmiyordum, resmen asalak gibi süzülüp duruyormuşum, aşırı mutlu ve kendinden emin, özgüvenli sandığım içimdeki kız çocuğu meğersem ilgiye aç, tatmin olmayı ve fark edilmeyi bekler halde içimde oturuyormuş; onu elinden...