Ana içeriğe atla

86.

Biz iki kardeşiz, aramız 8,5 yaş ve yaş farkımız büyüdükçe azalıyor; daha iyi anlaşıyoruz, benim ondan akıl aldığım konular artıyor. Annemle babamdan kardeş istediğim ve onlar da zamanında beni kırmadığı için gerçekten müteşekkirim, herkes için kardeş kelimesinin anlamı aynı olmuyor ama benim için gerçekten de iyi ki var birisi. 

Kardeşimle biz çok farklıyız, çocukluğumuzdan beri ben ne kadar sadeysem o o kadar kokoştu, ben ne kadar iş bitiriciysem o o kadar tembeldi, ben beyazsam o siyahtı, o parlaktı ben mattım; akıllarımız çok farklı çalışıyordu ve büyüyünce de hiç değişmedik. Onun çok tuhaf spiritüel yetenekleri var, ilgisi de o alanlarda, şifa, şamanizm, tarot, astroloji, tütsüler, doğal yaşlar, mumlar derken kendini iyice geliştirdi ve son birkaç haftadır gündemimde olan iş değişikliğiyle ilgili olarak tarot açmasını  istedim; bir de pandülüne sorular sormasını. 

Unutmayı istemediğim için, buraya yazıyorum; tıpkı 2021 yılında ilk kez kurşuncudan çıktığımda kendime attığım ses kayıtları gibi. 

Soru: iş değiştirmem hayırlı mı? 
Cevap: Bilekliğim iş değiştirmenin senin için uzun vadede hayırlı olduğunu ama orada başlangıcından itibaren biraz sıkıntı çekeceğini ve acaba geçmese miydim tereddüdü yaşayabileceğini söyledi bir süre alışana kadar bence sancılı geçip sonrasında senin için güzel olacak.

S: Şu anki işimde kalmam hayırlı mı? 

C: ne hayırlı ne hayırsız verdi sanırım orada ne uzarsın ne kısalırsın demek istedi. 

S: Ne zaman iş değiştirmem hayırlı? 
C: Haziran dedi, belki de işe şimdi girsen sancılı süreç hazirana kadar sürebilir sonrası senin için daha rahat olabilir

S: Peki tarot ne diyor? 

C: Şu an biraz mantığınla değil duygularınla karar veriyorsun, sevdiğin şeylerinden peşinden gitmek isterken mantığını biraz daha geri plana atmışsın. Senin için sevdiğin alanda yeniden bir doğuş var fakat o doğuşa gelene kadar bir şeyler bitmeli ve sonlanmalı, ne zaman ki sonlanır o zaman yeni başlangıç olur. Bu yeni alan seni duygusal olarak tatmin edecek bir alan. Fakat sanırım ya iş yoğunluğundan ya da başka çevresel faktörlerden bir süre bunalıp başını alıp gitmek istediğin bir dönem olabilir, belki başladıktan sonra yaşadığın sıkıntı mantığını ve duygularını karşı karşıya getirebilir yani ikisi çalışabilir ikilem kartı geldi. Fakat son kartında yeni bir maceraya atılacağın 0 enerjisinde bir kart geldi, bu senin fazla tecrüben olmadığı bir alan ama sen 0’dan bir sürü ders alıp bir sürü şey öğrenerek ilerleyeceksin. Fakat bunları yaparken, gözünü hedefine dikmişken etrafındaki olaylara/kişilere kulaklarını gözlerini kapatmaman için de bir uyarıcı. (Joker kartı çekti) Yeni bir Başlangıç var ama joker uçurumun kenarında, köpek bas bas bağırıyor uçuruma dikkat et diye, etmezse yuvarlanır ederse onun işin güzel başlangıçlar var bak arkadan güneş nasıl doğuyor. İş ortamındaki baskın kişi bir erkek olacak, bu insan senin fikirlerine önem veriyor, sende bir şeyler görüyor ve onu dinlemek istiyor. (değnek kralı kartı) Bak vücut diline, dinlemeye hazır, karşımdaki bir şey söylese de dinlesem diyor. Çok güçlü bir karakter tam bir patron olarak çıktı. 

S: İş ortamı nasıl? 

C: iş arkadaşlarının ya da işte kiminle muhatap olacaksan senin yaptığın çalışmaları takdir edecekler. Takdir göreceksin. Ama huzurlu ve böyle içinde olmaktan mutlu hissedeceğin bir iş ortamı olacak bence

S: Maddi şeylerle ilgili bir öngörün var mı? 

C: Maddi olarak sordum şimdi gelebilecek en harika 3 kart geldi. (Aşıklar, kupa ve kader çarkı) Maddi olarak bir şeyler kazanmaktan ziyade tecrübe olarak sana çok şet katacak ama sen de oraya çok şey katacaksın. Eğer maaş vs beklentilerin için dönmedilerse çok yakın bir zamanda dönüş sağlayabilirler haberleşme var. Dönüş İçin çok hızlı dedi bilemiyorum

S:Nasıl bir şey döneceklerine dair fikrin var mı benim istediğim şeyi verecekler mi ya da?

C: Düşünme aşamasındalarmış, Henüz bunun üstüne düşünmemiş ya da karar vermemişler. x-y arası ama y'ye yakın bir maaş, Fakat y'nin üstü değil ama bilemiyorum rakamsal şeylerde pratiğim yok. 

S: Peki boşanmak benim hayrıma mı olmuş, eski eşim o nasıl?  

C: Duygularına arkasını dönmüş o yokmuş gibi davranıyor kendini tamamen işine vermiş kafasını sadece işle meşgul edip başka şeyler düşünmüyor ama geceleri üstüne karamsarlık ve pişmanlık çöküyor. Yeni yeni bir şeylerle ilgili farkındalık edinmeye başlamış ama edindiği farkındalık onu rahatsız ediyor. O yüzden işine dört elle sarılıyor. Ayrılmak senin kesinlikle hayrına olmuş ama onun için bilemiyorum onun ne hayrına ne hayırsızlığına, bazı açılardan hayrına bazı açılardan hayırsız dedi. 

S: 2022 yılında ben aşık oluyor muyum, evleniyor muyum? 

C: Senin için 2022 yılında yeni bir ilişki ya da evlilik görmedim. İlişki potansiyeli belki olabilir ama orada da oldukça uyarıcı bir kart geldi. Bir uyarı, Belki yine işi çok yoğun ve öncelikli olan biridir. İlla 3. Bir kişi gibi düşünmeyelim. Belki benzer bir senaryonun içine düşmemen ve aynı şeylerden dolayı üzülmemen için bir uyarıcıdır. 3. Kişi ya da durum dedim senden ayrı gelişen bir case Mesela ilişki potansiyeli yaşayacağın kişi de eski eşin gibi yoğun çalışan ve sana benzer şeyler hissettirecek biridir. 

S: Anladım yani 2022 yılında benim için bir şey görmedin

C: Görmedim ama gelecek değişkendir. 2022 içinde de ilişki potansiyelinin olduğunu ama içinden geçirdiğin gibi bir evlilik ya da çok mutlu bir ilişki senaryosunun olmayacağını Bir ilişkin olursa da dikkatli olman gerektiğini söyledi

S: Peki eski eşim, geri dönüyor mu? 

C: Geri gelecek ama biraz zamanı var bunun Bir şeyleri toplamak düzeltmek İçin gelecek 

S: Peki toplayabilecek mi? 

C: bu sorunun cevabını bilmemen gerekiyor yaşanması gerekiyor dedi

S: Peki ben ikinci şansı verecek miyim? 

C: bu sorunun cevabını bilmemen gerekiyor yaşanması gerekiyor dedi. Kartlarıma sordum, 2. Şans verir misin vermez misin bilemiyorum ama vermeyi aklından bir geçireceksin o anki şartları durumları bir gözden geçirip değerlendireceksin, anlık da olsa ya acaba mi diyeceksin bence direk kestirip atmaktansa. Onun hayatında bir şeyler belki duyguları belki başka bir şeyler bilmiyorum. Hayatındaki bir şeyler tamamen yıkılacak. O değişime direndikçe şartlar onu değişime zorlayacak, o değişmedikçe de evrenin zorunlu değişimi kapısını çalacak ve güvenli alanından zorla çıkaracak onu O hayatının hangi alanını etkiliyorsa bu değişim, bir şeyler tamamen yıkılıp kendi içinde değişimi başladıktan sonra geri dönecek O zamana kadar köklü bir dönüş göremiyorum. Çok trajik bir kart. (yanan kule kartı) Evrenin sana sen istediğin kadar diren, bak ben seni ufak ufak uyarıyorum sen uyarılarımı dinlemezsen ben de seni zorunda bırakırım dinlemeye deme şekli. 

 S: Benim için ne zaman sağlıklı bir ilişki olacak? 

C: Sen kendi içinde dengeni bulduğunu düşünüyorsun ki o yols da girmişsin kendini toparlamaya başlamışsın, eşin için çektiğim kartın numarası 16, sana şimdi çektiğim denge kartı 14. Evet sen yıkıma gelmeden doğru bir yola girmişsin kendin için doğru olanı yapmaya çalışıyorsun, dengeni bulmaya çalışıyorsun. Hatta belki tamam ya ben dengemi buldum bu konuyu da aştım zaten benim için bitti ben hallettim diyorsun AMA şöyle bir durum var ki, bu sırada güç kartı çekiyor; senin bence iç benliğin biraz vahşi ve bunu da ehlileştirmen gerekiyor 

S: Nasıl yapacağım bunu? 

C: Biraz kendinle konuş dinle. Belki ilişkinden sonra edindiğin savunma mekanizmanı kast ediyordur. İstemeden de olsa bir savunma mekanizması ediniyoruz ya. Ehlileştirilmesi gereken duygular düşünceler var. Ne zaman ki onları da kontrol altına almayı öğrenirsin, sağlıklı ilişki o zaman olur. 

S: Ben kendi dengemi tam anlamıyla bulamadım bence ehlileştirilme kadar net cevap veremiyorum ama bence hala gitmem gereken yol var kendimle ilişkimi tam kurduğunda yeni birisini ancak merhaba diyebilirim. Peki ne duymaya ihtiyacım var? 

C: Anlayış kartı. "Bulunduğun durumda sana iletilen mesaj kendine ve karşındaki kişiye anlayışlı ol'dur. Biz birbirimize yansıyan ruhlarız. Bazen  adım atmak, adım atılan olmaktır bu yüzden. Anlayış asla kaybettirmez."  Evet dedim ya bulduğunu sanıyorsun o yola girmişsin ama tam bulamamışsın Zamanın var daha, içimden bir tane daha seçmek geldi.  Büyümek kartı. "Büyümek vazgeçmek ve fedakarlıklarla dolu bir yoldur. Bu iki eylem de can yakıcıdır fakat kendisi çatlamadan toprağı çatlatamaz tohum derler. Önce pişmek ve bu yolda birkaç canımızı kaybetmke gerekir ki büyeyebilelim ve öğrenelim şunu: yaşam vazgeçmelerle doludur, hafifledikçe büyürsün." 

S: Peki bana ne tavsiye edersin dengemi bulmak için? 

C:  Zaman Kartı geldi, "Zaman her şeyin ilacı değildir. Zaman içinde bizim eylemlerimiz bu zehrin dozunun bize ilaç mı zehir mi olacağını belirler. Hayat bir denge üzerinde giderken seni kendine karşı beklemede bırakan şey nedir? Beklemeyi bırak. Beklediğin şey her ne ise ondan vazgeç. Hemen eyleme dökül ve zamanı ilacın yap." 

Kartlarımı toplarken içinden bir kart düştü, düşen kartlar çok önemlidir sana aslan kartı geldi. " Bu kart geldiğinde, yüksek benliğin sana eğer liderlik etmek istiyorsan önce kendini bir yolda ilerletmeye alışman lazım diyor. İlerlediğin yolda yalnız olmaktan korkma, devam et ve kendin gibilerle karşılaşacaksın. Güçsüz hissettiğinde güneşe sırtını vererek oturmak sana iyi gelecektir. 

Kısacası ve özetle, kendimle mevzum bitmemiş, zaten %100 yol almış gibi hissetmiyordum, hala üzerine çalışmam gereken, kırgın/kırık olduğum alanlar var, oraları da üç haftada bire düşen terapimle, okuduğum kitaplar ve bakış açışımı genişletip kendimi esnete esnete öğreneceğim. 

Kendimin en iyi versiyonu için, yolumda ve kendi sınırlarımca çalışıyorum; aldığım yol için kendimle gurur duyuyorum. 

Sevgiler

S.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

4.

 Sanırım mola veremeyecek ve sonsuza kadar klavyeye dokunacağım, içimden bitmek bilmeyen bir enerj, paylaşma isteği, hatta haykırma isteği geliyor.   Anlattıklarım dağınık ve karışık olacak; zihin bu; kolay toplanmıyor namussuz, ama onu da zaman içerisinde dizginlemeyi, kontrol altına alıp, yönlendirmeyi öğreneceğim.  Geçtiğimiz haftalardan birinde, perşembe sabah tüm keyfimle uyanmıştım, gayet neşeli, yeni güne şükreder haldeydim; ama nedense bir anda huzurlu bir eve uyanmadığımı fark ettim; evin bireylerinden biri çok da keyifli uyanmamıştı anlaşılan.  Psikolog J.'nin dediği gibi, " depresyon hissi bulaşıcıdır, mümkünse o ortamdan kendini dışarı atmak gerekir " ; duraksadım. Havaya baktım, belli ki soğuk. Uyusam, zaman kaybı. Kalktım, üzerimi giyindim, kalınca bir kazak, mont, eldiven derken kapıda belirdim. "Nereye?" dedi, yürüyüşe çıkıyorum dedim ve arabayı aldığım gibi kendimi Caddebostan sahilde buldum.  Arabayı usulca park ettim ve neden oraya kadar ...

13.

Doğru neydi, neden bildiğimiz doğrulara yapışıp hayatlarımızı onların üzerine kuruyorduk? Doğru bildiklerimizin sarsılmayacağını kimden öğrenmiştik? Ya da doğrularımızın zamanaşımına uğramayıp, sonsuza kadar değişmeden aynı kalacağı varsayımını kim yüklemişti omuzlarımıza? Soru soruyu, olaylar başka soruları doğuruyor; hayat ve anlam aramalar sanki kocaman bir yumak ve çözdükçe daha çok dolanıyor. "Hıh şimdi oldu işte, çözdüm" dediğin an, alttan daha büyük bir büyük düğüm çıkıyor, hem de daha önce çözdüklerinin de aslında tam çözülmediğini inatla hatırlatıyor.  Ben kendi yumağımı bitirmeye yaklaştım sanırken, aslında o yumağın büyük bir kısmının kaldığını dün fark ettim. Yüzleşmenin ağır geldiği şey, "ilerliyorsun, aferin kızım" diye motive ederken kendimi, önüme çıkan ilk engelin tokat gibi yüzüme yapışması oldu.  Bu olaydan ders çıkarmaya çalışıyorum, aslında bunların da ilerlemenin bir parçası olduğunu, ilerlemenin can acıtmadan, yüzleştirmeden, çirkin yanlarınla...

31.

 pazartesi sabahı eve döndüm, sabah spora gidip arabamı park ettim; derin bir nefes alıp hala özleyebildiğim evimin zilini çaldım. beni kapıda karşıladı, tatlı kedim de arkasında. Yüzünde uzunca süredir görmediğim bir gülümseme, heyecandan nereye koyacağına bir türlü karar veremediği upuzun kolları.  Sarılmak, bildiğin yuvada soluklanmak, ama her şeyin aslında geçici olduğunu bilmek. özlendiğini fark etmek, havada asılı hasret kokusu, yine o gülümseme. eskiden her şey güzel ve çok aşıkken, dünyadaki en büyük sevginin bizim olduğuna eminken gördüğüm o gülümseme. Sahi neredeydi o gülümseme bunca zamandır? Çıkmak için benim gitmemi mi beklemiş?  Kendini "an" a bırakamamak, binlerce soru üşüşen, tepemde uçan, 1-2 yanıt doğruluğu kesin olmayan.  Hissizlik de bir his mi? Ne pırpır içim, ne kızgın. Her şey öyle sıradan geliyor ki, bu durağanlık normal mi ya da neyi gösteriyor kestiremiyorum.  Büyük sarılmalar ile onu işe uğurladım, akşam dersim olduğu için dışarıdaydım...