Ana içeriğe atla

77.

 Dün Alan Kadıköy'de harika bir oyun izledim; "Harika Şeyler Listesi". 

Oyunun basitçe, küçük bir çocuğun annesinin intihar teşebbüsü sonrası ona yaptığı naif listeyi konu alıyor. Listede annesini yaşamanın güzelliğine dair ikna edecek maddeler yer alıyor; dondurma ile başlayan liste on yüz bin derken milyonu geçiyor maddeler bazen uzuyor, bazen tek kelimeye düşüyor ama hayatı boyunca yaşamaya devam ediyor. 

Oyundayken kendi listemi düşündüm, neler eklerdim içine, neleri onun listesinden çıkarırdım diye; genelde hoşuma giden şeylerin hep hayatın basit ayrıntıları olduğunu fark ettim. Evet liste dondurma kadar basit olmalıydı, yaşamak güzeldi ve her tecrübe bunu daha da güzelleştiriyordu, ben de kendi içimden eklemeye değer olanları sıraladım... 

biriyle aynı eve taşınırken, kütüphanenizde ortak kitapların olduğunu fark etmek - mahallenin ciddi abisini kedilerle minnoş minnoş konuşurken görmek - her yer kuruyken minik gölet halini almış su birikintisine dalan çocuklar - havalimanında bagajının ilk sırada gelmesi - uçağa bindiğinde kendi sıranda tek olduğunun kesinleştiği an - öldüğünü sandığın çiçeğin tomurcuk vermesi - aklına düşen birinin seni o anda araması - güneş batarken gökyüzünün pembe olması - kumsalda bulduğun deniz kabuğunun kırık olmaması - radyoda içinden söylediğin şarkının çalması - müzayedede istediğin eserin sende kalması - adada gündüz rakısı - kitabın arasından çıkan kurutulmuş çiçek - sıcak su görünce açan yasemin tomurcuğu - kendi rekorunu kırdığın koşu - aynada gördüğün karın kasın - renkler - bulutlar - işitmek - görmek - baharatlar - güzel kokular - uzun tren yolculuğu - kaydırdığın taşın üçten fazla sekmesi - minik carettaların yumurtasından çıkıp denize akın etmesi - kuşların göç etmesi - burrata - yeni yıl dilekleri - sevmek - eski fotoğraflar - ... liste sonsuza kadar gider sanki; ben de yazmaya devam ederim. 

Sevgiler

S.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

81.

 2021'e veda ederken..  2019'da kedimin ölümüyle başlayan yılı, 2020'de pandemi, babamın ölümü, ilişki teklemesi ve 2021'de boşanma izledi. Böyle yazınca, okuyunca, uluorta yüzleşince "vay canına" çıkıyor dudaklarımın arasından sadece. İyi ya da kötü değil, sadece hayretler içerisinde bir "vay canına"  Bahsettiğim periyod iki sene olsa da, ben sanki yoğun bir yılmış gibi değerlendiriyorum bu zamanı. Travmalarımın başka travmaları tetiklediği, neticesinde iyileşmenin, kendini bulmanın başladığı bir zaman olduğunu düşünüyorum.  Bu zaman diliminde yaptığım en iyi şey yeni bir kedi sahiplenmek, düzenli spor ve sağlıklı beslenme ile 22 kilo verip tenise ve terapiye başlamak oldu.  Psikologa gidene kadar, kendimden bu kadar bihaber olduğumu bilmiyordum, resmen asalak gibi süzülüp duruyormuşum, aşırı mutlu ve kendinden emin, özgüvenli sandığım içimdeki kız çocuğu meğersem ilgiye aç, tatmin olmayı ve fark edilmeyi bekler halde içimde oturuyormuş; onu elinden...

33.

birkaç gün önce instagram'da talk show'umsu bir programdan bir kesite denk geldim. Sunucu bana tanıdık değil ama belli ki bilindik biri; misafir koltuğunda kapalı stüdyoda güneş gözlükleri ile oturan, şişmanca nispeten aykırı durmaya çalıştığını düşündüğüm; yargı dağıtmıyor sayılmazsam bence yeni nesil bir rapçi ve stüdyonun kalan kısmında maskeleri ile oturan seyirciler.  Paylaşılan kesit, seyircilerden birinin heyecanına ortak oluyor, sanırım "en son neye heyecanlandınız?" diye soruluyor seyircilere. Çok tatlı bir kız, iddia oynarken - yasal bir siteden- son kalan parası 2 TL'nin 200 TL olmasından bahsediyor. Kendinden emin misafir yargı dağıtıp kızı yalancı çıkarmaya çalışıyor, en düşük iddianın 3 TL olduğunu, o yüzden kızın uydurduğunu söylüyor.  Ne kadar kolay değil mi birini rencide edebilmek, onu bozguna uğratarak kendini güçlü hissetmek, aklınca havalı olmak. Kız kendinden emin, iddiaya girelim alırım 200 TL'ni diyerek misafirin cebindeki nakitleri alı...

89.

 Bugün J. ile uzun zaman sonra terapi seansını tamamladık. Geçen sene Ekim gibi danışan koltuğuna oturduğumdaki halimle şimdi arasında dağlar kadar fark var, kendimle gurur duyuyorum her şeyden önce bunu söylemem gerekiyor.  Babamın kaybını, evliliğimin bitişini bu süreci, kendimi tanımayı; kendimle yeniden hatta neredeyse sıfırdan bir ilişki kurmayı deniyorum. Hassas yerlerime dokunuyor, kırgınlıklarımı tartıyorum. İçimdeki çirkin yönlerle yüzleşiyor, çocukluktan gelen tıkalı, yargıya sorguya kapalı odalarımda geziyorum. Bazen anne babama kızıyor, genellikle beni yetiştirme şekilleri için "iyi ki" diyorum. Anne baba olmanın ne kadar zor olduğunu, ne kadar iyi niyetle denersen dene, çocuk yetiştirirken hata yapmanın kaçınılmaz olduğunu yetişkin halimle idrak ediyorum. Hayatın hiçbir alanında mükemmel olmak şart olmadığı gibi, çocuk yetiştirirken de bu yetersizlik hissine kendimizi kapatmamız gerekiyor, bazı hataların yapılması gerekiyor.  Haftada bir başladığım terapim 3 ...