Beykoz adliyesi, 2. aile mahkemesi 10:13 olan randevumuza sistem çökmesi, elektrik kesilmesi gibi sebeplerle 13:29'da girdik ve davamız 13:42'de tamamlanmıştı, 12 senelik evliliği kağıt üzerinde bitirmek için 13 dakika yetmiş ve artmıştı üstelik.
Babamın ölümünü acil kapısında doktor sıradan bir şekilde söyler başsağlığı verirken ölümün ne kadar basit ve olağan olduğuna kanaat getirmiştim; keza adliye kapısında ayrılan herhangi bir çiftken de boşanmanın ne kadar basit ve olağan olduğuna bir kere daha ikna oldum. Biz yaşadıklarımızı ne kadar özel sanırsak sanalım, hepimiz sıradan, olağan hikayelerin basit birer parçasıyız, farklıyız belki ama suretlerimiz benziyor, hikayelerimiz benziyor.
5 aylık bebekleri kucağında boşanmaya gelenlerden tutun bizim gibi elele bekleyenlere, kavga kıyamet tanık dinlenmeli hikayelere uzanan çokça çift vardı. Duruşma sırasında gözlerimiz doldu, yer yer ağladık ama günün sonunda veda ettik.
Ona bir mektup yazıp onu affettiğimi ve artık veda ettiğimi söyledim; artık benden gitmesi gereken o güzel adama kendimce veda ettim.
Bekar hayatımın ilk günü geride kalırken ben, daha farklı hissetmiyorum sanki her şey olması gerektiği gibi. Puzzle'ın parçaları yavaş yavaş yerine oturuyor gibi hissediyorum, ne aşırı bir mutluluk hali ne de mutsuzluk; araf da değil öyle kendiliğinden, yolunda bir hal.
Ben, ona veda ederken kendime merhaba diyorum.
Sevgiler
S.
Yorumlar
Yorum Gönder