Ana içeriğe atla

65.

 ilişki içerisinde hepimizin belli görevleri var, bunlar sessiz bir anlaşmanın görünmez kalemle yazılmış kuralları gibi. boşanma ihtimali doğduğundan beri sürekli tek başıma yapabilir miyim, hayatta kalabilir miyim, geçinebilir miyim, ustalarla uğraşabilir miyim, ben taşınabilir miyim, arabamı servise götürebilir miyim diye düşünüp duruyorum. 

12 sene öncesine, benim bu ilişkiye başlamadan önceki halime gitsek; interrailini yapmış, bilmediği adamlarla sırf seyahat macerasına aynı odada kalmış, sırtında 30 kilo çanta ile avrupayı dolaşıp tonlarca insan tanımış o kızı bulurduk. Evlenmeyeceğine, Türkiye'de yaşamayacağına ant içmiş, hayallerinin peşinden koşan o kızı bulurduk. Dünyaları yerinden oynatacağına emin, her şeyin üstesinden gelecek, hobileri olan, arkadaş çevresi bol olan, sevdiği şeyleri bilen, tutkularına sahip çıkan, çok okuyan, çok gezen dvd koleksiyonu olan o kızı bulurduk.

Evlendiğim, sevdiğim için tabii ki eşimi suçlamıyorum, bunların hepsi benim tercihimdi, neden bilmem kendimi ona adamış olmak, onun sevgisi üzerinden tanımlamak, güzel sevmek bana hep çok mutlu hissettirdi. Kimsenin sevmesine benzemeyen eşsiz bir sevgiyi ona sunduğum için kendimle hep gurur duydum, hep mutlu ve yeterli hissettim. Ta ki bu denklem, doğru olduğunu düşünüp mutlu ettiğine inandığım bu his duvara çarpana kadar. 

Kendimi o kadar onunla tanımlamış, onu severek o kadar işe yarar hissetmiştim ki, denklemden çıkmasını kendim istememe rağmen, yokluğunda yüzleşeceğim o "işe yaramazlık" hissini bir türlü nereye sığdıracağımı bilemedim. 

Biliyorum, yeteri kadar zaman geçtiğinde; geri dönüp bu satırları okuduğumda "kendine bunları neden yaptın S.?" diyeceğim, biliyorum kızacak, harcadığım zamana üzüleceğim ara ara, ama içten içe her şeyin büyüme ve değişim sürecimin bir parçası olduğunu bileceğim. 

Birkaç gündür denediğim soğuk ve mesafeli durma hali, beni eski günleri sıklıkla düşünmeye itiyor. Sonunu artık bildiğim bir kitabın sayfalarında gezinip, yazarın bizi sona ne zaman hazırladığını bulmaya çalışıyorum. Bu işe yaramazlık hissini somutlaştırmaya çalışıyorum, günlük hayata katkı mı, evlilik içerisindeki görünmez kurallar mı, hayatı paylaşırkenki sorumluluk mu, rol dağılımı mı ne?  İçinden çıkamayınca hepsinin üzerinden teker teker geçmeye karar veriyorum ve evde yapılan, ortak hayata konu işleri sıralıyorum

ampül değiştirme - usta işleri ile uğraşma - kiranın ödenmesi - elektronik işler - kedinin veteriner işleri - çamaşır / ütü / bulaşık - temizlik - kuru temizleme  - lostra - site yönetimi görüşmeleri - para pul işleri - spor üyeliği - hobiler - haftasonu etkinlikleri - tatil organizasyonları - yemek - aile ziyaretleri etkinlikleri 

Aklıma gelen bunca madde içerisinde, belki iki ya da üç tanesini o yapıyordu; madem her şeyi ben  yapıyor, her şeyle tek başıma başa çıkıyordum bu yalnızlık hissi nereden geliyordu? 

Cevabı acımasızca basit "benim olduğunu sandığım şeyle, gerçekte yaşadığım arasındaki farkı görmezden gelişimden, bir türlü kabul etmeyişimden. 

Yine ve yine her şeyin benim sorumluğunda olduğunu fark ettiğim anlardan biri, bu farkındalıkların biraz zaman sonra çözümde büyük rol oynayacağına eminim.

Sevgiler

S.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

81.

 2021'e veda ederken..  2019'da kedimin ölümüyle başlayan yılı, 2020'de pandemi, babamın ölümü, ilişki teklemesi ve 2021'de boşanma izledi. Böyle yazınca, okuyunca, uluorta yüzleşince "vay canına" çıkıyor dudaklarımın arasından sadece. İyi ya da kötü değil, sadece hayretler içerisinde bir "vay canına"  Bahsettiğim periyod iki sene olsa da, ben sanki yoğun bir yılmış gibi değerlendiriyorum bu zamanı. Travmalarımın başka travmaları tetiklediği, neticesinde iyileşmenin, kendini bulmanın başladığı bir zaman olduğunu düşünüyorum.  Bu zaman diliminde yaptığım en iyi şey yeni bir kedi sahiplenmek, düzenli spor ve sağlıklı beslenme ile 22 kilo verip tenise ve terapiye başlamak oldu.  Psikologa gidene kadar, kendimden bu kadar bihaber olduğumu bilmiyordum, resmen asalak gibi süzülüp duruyormuşum, aşırı mutlu ve kendinden emin, özgüvenli sandığım içimdeki kız çocuğu meğersem ilgiye aç, tatmin olmayı ve fark edilmeyi bekler halde içimde oturuyormuş; onu elinden...

33.

birkaç gün önce instagram'da talk show'umsu bir programdan bir kesite denk geldim. Sunucu bana tanıdık değil ama belli ki bilindik biri; misafir koltuğunda kapalı stüdyoda güneş gözlükleri ile oturan, şişmanca nispeten aykırı durmaya çalıştığını düşündüğüm; yargı dağıtmıyor sayılmazsam bence yeni nesil bir rapçi ve stüdyonun kalan kısmında maskeleri ile oturan seyirciler.  Paylaşılan kesit, seyircilerden birinin heyecanına ortak oluyor, sanırım "en son neye heyecanlandınız?" diye soruluyor seyircilere. Çok tatlı bir kız, iddia oynarken - yasal bir siteden- son kalan parası 2 TL'nin 200 TL olmasından bahsediyor. Kendinden emin misafir yargı dağıtıp kızı yalancı çıkarmaya çalışıyor, en düşük iddianın 3 TL olduğunu, o yüzden kızın uydurduğunu söylüyor.  Ne kadar kolay değil mi birini rencide edebilmek, onu bozguna uğratarak kendini güçlü hissetmek, aklınca havalı olmak. Kız kendinden emin, iddiaya girelim alırım 200 TL'ni diyerek misafirin cebindeki nakitleri alı...

89.

 Bugün J. ile uzun zaman sonra terapi seansını tamamladık. Geçen sene Ekim gibi danışan koltuğuna oturduğumdaki halimle şimdi arasında dağlar kadar fark var, kendimle gurur duyuyorum her şeyden önce bunu söylemem gerekiyor.  Babamın kaybını, evliliğimin bitişini bu süreci, kendimi tanımayı; kendimle yeniden hatta neredeyse sıfırdan bir ilişki kurmayı deniyorum. Hassas yerlerime dokunuyor, kırgınlıklarımı tartıyorum. İçimdeki çirkin yönlerle yüzleşiyor, çocukluktan gelen tıkalı, yargıya sorguya kapalı odalarımda geziyorum. Bazen anne babama kızıyor, genellikle beni yetiştirme şekilleri için "iyi ki" diyorum. Anne baba olmanın ne kadar zor olduğunu, ne kadar iyi niyetle denersen dene, çocuk yetiştirirken hata yapmanın kaçınılmaz olduğunu yetişkin halimle idrak ediyorum. Hayatın hiçbir alanında mükemmel olmak şart olmadığı gibi, çocuk yetiştirirken de bu yetersizlik hissine kendimizi kapatmamız gerekiyor, bazı hataların yapılması gerekiyor.  Haftada bir başladığım terapim 3 ...