Bir önceki yazıda, kendimce kötü biri olmaya çalıştığımdan bahsetmiştim, çok zaman önce değil dün yazdım o yazıyı, ama ne bilinçaltım ne kalbim huzurlu değil kötü biri olmaya çalışırken. Soğuk ve mesafeli durmak benim hamurumda yok nedense, aşırı taşkın sıcak ve sevgi dolu olmamayı kötü olmak sanıyorum; çocukluktan gelen tanımlarımda bir sapma var. Sanki hislerim büyük bir kütüphane içinde yanlış raflarda duran kitaplar gibi, romantik kitaplar bilim kurgu kitaplarının içinden çıkıyor, tarih kitaplarından erotik romanlar, şiirlerin içinden antropoloji kitapları ve vergiler. Kitapları oldukları yere koymak için, hepsini bir kerede yere döküp indirmek mi gerekiyor, ya da tüm dağınık kitapları bir yere toplamak? Bu karmaşalar, bu değişik tanımlar nasıl çözülecek, ya da hepsinden önemlisi yeniden karışır mı dizsem?
J. ile seans arasını iki haftaya yeni çıkardık, ben hem gitsem ne konuşurum acaba diye düşünüyor, hem de anlatacak çok şey var diyorum. Artık seanslara gitmeden önce çalışıp, konu belirlemeye; öncesinde de kendimi gözlemleyip o gözlemlerimi paylaşmaya karar verdim, yani birazcık daha bilinçli bir terapi yolculuğuna hazırım diyebilirim. J. ile her zaman olayların üzerinden konuşur, nelerin daha çok canımı acıttığını bulur, kaynağını arar çocukluğuma gider gelirdik. Şimdi şimdi fark ediyorum ki, çoğu davranış zaten kemiklekmiş durumda, çoğu çocukluktan, tekrar eden davranışlara maruz kalmaktan geliyor. Kendine baktığın göz, sevme şeklin, duygulanman hatta nefret etmek şeklin bile. Artık farkındalık biraz arttığına göre, şimdi bu farkındalık ile neler yapabileceğime bakmam gerekiyor, bunu nasıl aksiyona dökebilir, neleri ne kadar değiştirebilirim buna odaklanacağım, odaklanmak için de enerjimi biteceğini kabul ettiğim bir ilişki uğruna debelenip harcamaktansa, kendime verip odaklanmak için harcayacağım.
Bazen başa döndüğümü düşününce aklıma hep aynı söz geliyor, "healing is linear" , dolayısı ile devam.
Sevgiler
S.
Yorumlar
Yorum Gönder