boşanmaya karar vermemin üzerinden 2 ay, evden taşınmasının üzerinden tam 3 hafta geçti. Bu sürenin bir haftasını tatilde geçirdim, onunla geçen sene aynı zamanlarda gittiğimiz tatilde aynı restoranlara gidip, tesadüfen aynı masalara oturdum. birinde mırılandığı şarkı kulağıma geldi inceden, "tatlı gülüş, pek yaraşır gözleri ömre bedel..."
Seyahatten dönüş yolunda aklımda bu şarkı, gözyaşlarım şelale. Neye ağladığımı ayırt edemeden süzüldü gözyaşlarım, şarkıların gürültüsüne karıştı hıçkırıklarım. Ben çok sevdim, seviyorum. Birini severken terk etmek çok zor, ama insan kendini seçtiğinde; mutsuz olma ihtimaline tahammül edemediğinde bırakması gerekiyor. Toksik olduğunu bilsen de, yürümeyeceğini bilsen de sevmek, severken vazgeçmek çok zor. O kadar özledim ki, kokusu burnumda, yüzü gözümün önünde, sesi beni sevdiğini fısıldıyor sanki. Yağmurlu bi pazar sabahında koynunda uyanıp sarılmaktan başka bir isteğim yoktu sanki, yine ağladım.
Ağlamak, özlemek, yerine koyamamak, yokluğu ile ne yapacağını bilememek. Her şey zor, her şey tek kişilik. İnsan kendisine iyi gelmeyeni ister mi, istiyor işte.
Koltuğumda oturup boş boş televizyona bakarken istiyorum ki saçımı okşasın, göğsüne yatayım, istiyorum ki ben kitap okurken o makineyi boşaltsın ama yok. Netflix'i açıyorum, üyelik onun, şifreyi bilmiyorum yine ağlıyorum.
Ben çok özlüyor, çok ağlıyorum; yine de tüm acılara rağmen kendimi seçip yoluma devam ediyorum. Biliyorum, eminim bu yolu geri dönsem acılar diner ama mutsuzluk baki. Ben yine kendimi seçiyorum.
Sevgiler
S.
Yorumlar
Yorum Gönder