Dün akşam tüm huzursuz hislerle beraber yatağa girip bir türlü gözümü kapatamayınca salona gelip birkaç ev baktım, şimdi bakıyor olmanın bir faydası olmadığını bildiğim halde ilanlar arasında gezip durdum, sahil kasabalarındaki arsa fiyatlarından tuttum, istanbul'un muhtelif yerlerindeki 2+1, 3+1 kiralık satılık evler arasında yolculuk yaptım. İstenen rakamları, hayat pahalılığını, ne yapmaya çalıştığımızı, gündelik endişeleri, hayatın yolunu biraz da olsa kavramaya çalıştım. Elimden gelenleri düşünüp, fazlası için dertlenip/kaygılanmanın bir faydası olmadığına karar verdim ve ekranı kapattım. Restorandan arkadaşımla biraz sohbet ettim, bazen insanların her şeyin hallolacağına dair sakin inancı, umudu beni neşelendiriyor; tam düştüm sanırken bir vesile ile destek bulup kendimi toparlıyorum. Uzunca bir sohbetin ardından yatağa girip misler gibi uyudum.
Sabah güzel, enerjik uyanmıştım; ta ki maddi konuda ailemden beklediğim desteği göremediğimi yine ve yeniden fark edene kadar.
Seneler evvel ben İstanbul'a gelirken, bir restleşme sonucunda taşınırsam hiçbir maddi yardım alamayacağım kozu sürülmüştü önüme; o günden sonra ne ben bir şey istedim ne de kimse isteğim olup olmadığını sordu. Ben, eşim her şeyi birlikte kurduk, düğünümüzü kendimiz yaptık, eşyalarımızı kendimiz aldık birikmişlerimizi hallettik; borçlandık ödedik ve düzenimizi kurduk, her zaman da iyi ki kimseye minnet etmeden bu dünyamızı kurduk dedik; günün sonunda insan sonsuza kadar birlikte olabileceğini düşünecek kadar saf oluyor. Her şey döndü dolaştı, yeniden başlama noktasına geldi sanki; üstelik bu sefer destek olacak ikinci kişi de yok, teksin. Hayatta öğrenilecek birkaç şey var; evli olsan bile mutlaka eşinden/partnerinden ayrı para biriktir, ikincisi herkes hayatından sebebi bile olmadan gidebilir, üçüncüsü her şeyi tek yapabilirsen gelen/giden hayatına giren/çıkan seni etkilemez; hafif sarsılırsın belki ama ne/nasıl demeden yoluna bakarsın.
Boşanma rehberi-boşanan kadın rehberi- diye bir şeyler çıkarsam herhalde içine 35 yaşımda öpe öpe öğrendiğim tecrübelerimi dizer; hatalarla başa çıkma rehberine çeviririm.
Yaşanarak öğrenenler güzel evet, öldürmeyen güçlendiriyor ona da evet ama içinden geçerken çok acıtıyor be.
Güzelliklerin, yaşananlara değmesi dileğiyle.
Sevgiler
S.
Yorumlar
Yorum Gönder