Ana içeriğe atla

50.

Dün akşam tüm huzursuz hislerle beraber yatağa girip bir türlü gözümü kapatamayınca salona gelip birkaç ev baktım, şimdi bakıyor olmanın bir faydası olmadığını bildiğim halde ilanlar arasında gezip durdum, sahil kasabalarındaki arsa fiyatlarından tuttum, istanbul'un muhtelif yerlerindeki 2+1, 3+1 kiralık satılık evler arasında yolculuk yaptım. İstenen rakamları, hayat pahalılığını, ne yapmaya çalıştığımızı, gündelik endişeleri, hayatın yolunu biraz da olsa kavramaya çalıştım. Elimden gelenleri düşünüp, fazlası için dertlenip/kaygılanmanın bir faydası olmadığına karar verdim ve ekranı kapattım. Restorandan arkadaşımla biraz sohbet ettim, bazen insanların her şeyin hallolacağına dair sakin inancı, umudu beni neşelendiriyor; tam düştüm sanırken bir vesile ile destek bulup kendimi toparlıyorum. Uzunca bir sohbetin ardından yatağa girip misler gibi uyudum.

Sabah güzel, enerjik uyanmıştım; ta ki maddi  konuda ailemden beklediğim desteği göremediğimi yine ve yeniden fark edene kadar.

Seneler evvel ben İstanbul'a gelirken, bir restleşme sonucunda taşınırsam hiçbir maddi yardım alamayacağım kozu sürülmüştü önüme; o günden sonra ne ben bir şey istedim ne de kimse isteğim olup olmadığını sordu. Ben, eşim her şeyi birlikte kurduk, düğünümüzü kendimiz yaptık, eşyalarımızı kendimiz aldık birikmişlerimizi hallettik; borçlandık ödedik ve düzenimizi kurduk, her zaman da iyi ki kimseye minnet etmeden bu dünyamızı kurduk dedik; günün sonunda insan sonsuza kadar birlikte olabileceğini düşünecek kadar saf oluyor. Her şey döndü dolaştı, yeniden başlama noktasına geldi sanki; üstelik bu sefer destek olacak ikinci kişi de yok, teksin. Hayatta öğrenilecek birkaç şey var; evli olsan bile mutlaka eşinden/partnerinden ayrı para biriktir, ikincisi herkes hayatından sebebi bile olmadan gidebilir, üçüncüsü her şeyi tek yapabilirsen gelen/giden hayatına giren/çıkan seni etkilemez;  hafif sarsılırsın belki ama ne/nasıl demeden yoluna bakarsın. 

Boşanma rehberi-boşanan kadın rehberi- diye bir şeyler çıkarsam herhalde içine 35 yaşımda öpe öpe öğrendiğim tecrübelerimi dizer; hatalarla başa çıkma rehberine çeviririm. 

Yaşanarak öğrenenler güzel evet, öldürmeyen güçlendiriyor ona da evet ama içinden geçerken çok acıtıyor be. 

Güzelliklerin, yaşananlara değmesi dileğiyle. 

Sevgiler

S.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

81.

 2021'e veda ederken..  2019'da kedimin ölümüyle başlayan yılı, 2020'de pandemi, babamın ölümü, ilişki teklemesi ve 2021'de boşanma izledi. Böyle yazınca, okuyunca, uluorta yüzleşince "vay canına" çıkıyor dudaklarımın arasından sadece. İyi ya da kötü değil, sadece hayretler içerisinde bir "vay canına"  Bahsettiğim periyod iki sene olsa da, ben sanki yoğun bir yılmış gibi değerlendiriyorum bu zamanı. Travmalarımın başka travmaları tetiklediği, neticesinde iyileşmenin, kendini bulmanın başladığı bir zaman olduğunu düşünüyorum.  Bu zaman diliminde yaptığım en iyi şey yeni bir kedi sahiplenmek, düzenli spor ve sağlıklı beslenme ile 22 kilo verip tenise ve terapiye başlamak oldu.  Psikologa gidene kadar, kendimden bu kadar bihaber olduğumu bilmiyordum, resmen asalak gibi süzülüp duruyormuşum, aşırı mutlu ve kendinden emin, özgüvenli sandığım içimdeki kız çocuğu meğersem ilgiye aç, tatmin olmayı ve fark edilmeyi bekler halde içimde oturuyormuş; onu elinden...

33.

birkaç gün önce instagram'da talk show'umsu bir programdan bir kesite denk geldim. Sunucu bana tanıdık değil ama belli ki bilindik biri; misafir koltuğunda kapalı stüdyoda güneş gözlükleri ile oturan, şişmanca nispeten aykırı durmaya çalıştığını düşündüğüm; yargı dağıtmıyor sayılmazsam bence yeni nesil bir rapçi ve stüdyonun kalan kısmında maskeleri ile oturan seyirciler.  Paylaşılan kesit, seyircilerden birinin heyecanına ortak oluyor, sanırım "en son neye heyecanlandınız?" diye soruluyor seyircilere. Çok tatlı bir kız, iddia oynarken - yasal bir siteden- son kalan parası 2 TL'nin 200 TL olmasından bahsediyor. Kendinden emin misafir yargı dağıtıp kızı yalancı çıkarmaya çalışıyor, en düşük iddianın 3 TL olduğunu, o yüzden kızın uydurduğunu söylüyor.  Ne kadar kolay değil mi birini rencide edebilmek, onu bozguna uğratarak kendini güçlü hissetmek, aklınca havalı olmak. Kız kendinden emin, iddiaya girelim alırım 200 TL'ni diyerek misafirin cebindeki nakitleri alı...

89.

 Bugün J. ile uzun zaman sonra terapi seansını tamamladık. Geçen sene Ekim gibi danışan koltuğuna oturduğumdaki halimle şimdi arasında dağlar kadar fark var, kendimle gurur duyuyorum her şeyden önce bunu söylemem gerekiyor.  Babamın kaybını, evliliğimin bitişini bu süreci, kendimi tanımayı; kendimle yeniden hatta neredeyse sıfırdan bir ilişki kurmayı deniyorum. Hassas yerlerime dokunuyor, kırgınlıklarımı tartıyorum. İçimdeki çirkin yönlerle yüzleşiyor, çocukluktan gelen tıkalı, yargıya sorguya kapalı odalarımda geziyorum. Bazen anne babama kızıyor, genellikle beni yetiştirme şekilleri için "iyi ki" diyorum. Anne baba olmanın ne kadar zor olduğunu, ne kadar iyi niyetle denersen dene, çocuk yetiştirirken hata yapmanın kaçınılmaz olduğunu yetişkin halimle idrak ediyorum. Hayatın hiçbir alanında mükemmel olmak şart olmadığı gibi, çocuk yetiştirirken de bu yetersizlik hissine kendimizi kapatmamız gerekiyor, bazı hataların yapılması gerekiyor.  Haftada bir başladığım terapim 3 ...