Instagram'da genelde hep benzer içerikler görüyorum, influencerlar aynı ürünleri paylaşıyorlar, içerikler, yazılar, komik şeyler, twitler hep birbirine benziyor. Mutluluklar da ayrılık acıları da hep benzer. Bugün, uzun zaman sonra ilk kez hiç görmediğim güzel bir sözle karşılaştım; o kadar hoşuma gitti ki; eşime, bana hissettirdiği tüm kötü anlara rağmen içimde beslemeyi gram beceremediğim sinir, kızgınlık, intikamı özetleyen; kendimi bulduğum basit bir cümle.
"ben seni kötüleyemem hiç. çiçekli bir yol vardı yürüdüm derim, ayaklarıma dikenler battı ama her ormanda olur böyle şeyler derim."
Kalbim sevgiyle dokunmuş sanki, gram kızamıyorum; boşanıyoruz ama aynı evde yaşıyoruz; yeni evini beraber kurmayı, kötü günlerde birbirimizin yanında olmayı, hep sevip / saymayı konuşuyoruz. Birini gerçekten sevmek, her şeyinle sevmek mümkün; arada kaçırdığımız sevgi karı-koca sevgisi olmuş. Bazen gerçekten ne yaparsan yap olmuyor, bitti mi bitiyor işte. Sana da ahlaklı bir şekilde, hala saygın / sevgin varken yolları ayırmak kalıyor. Hayatın ikimiz için de planlarını bilmiyorum; ama birbirimize eş anlamıyla iyi gelmediğimizi artık anlıyorum.
Tüm bu süreçlerde her şeyi düzeltmek için kendimi hırpaladıktan sonra fark ettim ki, biri sizden yardım istemediği sürece ona yardım edemiyorsunuz, birine kendinizi zorla sevdiremezsiniz ve almayan birine vermeye çalışmaktansa bırakmanın gücüne inanın; kendinize dönün, tüm o sevgiyi, hoşgörüyü, çabayı kendinize verin; başkasını kaybedebilirsiniz ama kendinizi kazanırsınız.
Bilge ruhlar, kurtlarla koşan kadınlar, amazonlar, tanrıçalar, güçlü kadınlar adı ne olursa olsun; yürünecek yol güzel ve gerçekten de 30'larındaki kadınların garip bir aydınlanması / farkındalığı var. Yardım edebileceğim herhangi biri için hazırım; öğrendiklerimi, tecrübelerimi anlatacağım insanlar var; biliyorum.
S.
Yorumlar
Yorum Gönder