1 yılı aşkın süredir sürdürmeye çalışmakla debelendiğimiz evliliğimiz nihayet belirsizlikten kurtuldu ve yolları ayırmaya karar verdik. Severken, arkadaşken ayrılmaya çalışmak çok tuhaf, dengesiz. Yanında yatıyorsun ama sabah işe giderken dudaklarından öpmüyorsun; elini tutuyorsun, göğsüne yatıyorsun ama sevişmiyorsun. Avukat bir arkadaşımla görüştüğümde bile böylesi boşanmanın pek görülmediğini, bir daha denememiz gerektiğini söyledi.
Sahi evlilik ne olmalıydı, ne beklemeliydik de bulamadık? Çok mu girdik birbirimizin alanına, her şeyi beraber yaparken çok mu ihlal ettik sınırlarımızı ya da sevmenin ne olduğunu mu doğru tanımlayamadık bilmiyorum ama bence evlilik en nihayetinde iyi bir arkadaşlık olmalıydı. Birlikte güldüğün, gezdiğin, ağladığın; yeri gelince susup yeri gelince konuştuğun, paylaştığın güzel bir arkadaşlık olmalıydı; ilerleyen zamanda yeni biriyle tanışıp evlenecek olsam yine yolun sonunda arkadaş olabilmeyi seçerim gibi geliyor. Süreç ne getirir bilinmez ama ben de kendimi yavaş yavaş tanıyorum, bu sorularıma zamanla yanıt bulabilmeyi umuyorum.
Blutv'ye salih bademci ve özge özpirinçci nin başrollerini paylaştığı ilk ve son diye bir dizi/film geliyormuş; instagramda denk geldim. a'dan z'ye bir ilişkiyi anlatıyor, boşanma ile nihayete varan bir ilişkiyi, sırf bu yüzden blutv platformuna para kaptıracağım sanırım.
Boşanma demişken, bu süreçte akıl, ruh ve beden sağlığımı koruyabilmek için birkaç metod geliştirmeye çalışıyorum.
ilki uzunca süredir ara ara yaptığım / yapmaya çalıştığım ve düzene oturtmak istediğim sabah meditasyonu ve gün içindeki nefes egzersizleri. sabahları uyanır uyanmaz kendine ayırdığın yarım saat, yazmak ya da günü planlamak, öz bakımına dikkat edip kremlenmek, at kılı fırça ile tımarlanmak gibi basit bir ritüel oturtmak istiyorum.
ikinci olarak sağlıklı beslenmek. bunu babamı kaybettiğimden beri yapmaya çalışıyorum, porsiyon küçültüyorum, tarif içeriklerini güzelleştiriyorum, zor zamanlarda içip sızdığım, uykuya kolay daldığım zamanların yerine yeni hobiler, yeni öğretiler ekleyip huzurla belki biraz da yorgunlukla uykuya dalıyorum.
sonuncusu da beden sağlığı, zaten halihazırda düzenli spor yapıyordum ama şimdi haftada üç gün tenis oynamaya başlıyorum, daha doğrusu önce uzunca bir öğrenme sürecim var; sonrasında tenis oynayabilir kıvama geleceğim. 2022 yılında tenis federasyonuna lisans başvurusu yapabilirim.
Son olarak da bir restoran maceram var, sevdiğim bir şef beni haftasonları çalışmak için mutfağına kabul etti, "street food" yapan bir restoranda; ilk iş günümü dün yani 22 Ağustos pazar günü tamamladım; bir süre devam edip kafamı dağıtacak, hem de mutfak tecrübesi kazanacağım.
Mutfak maceralarıma ayrı bir post olarak devam edeceğim.
Hayata kollarımı açtım, süprizlerini, güzelliklerini yeni ve tatlı maceralarını heyecanla bekleniyorum; kapanan her kapının ardından yenisi açılıyor ve hayatın bizim için her zaman bir planı var.
Yüzümde tatlı bi tebessüm, neden bilmem; huzurluyum.
S.
Yorumlar
Yorum Gönder