birkaç gün önce instagram'da talk show'umsu bir programdan bir kesite denk geldim. Sunucu bana tanıdık değil ama belli ki bilindik biri; misafir koltuğunda kapalı stüdyoda güneş gözlükleri ile oturan, şişmanca nispeten aykırı durmaya çalıştığını düşündüğüm; yargı dağıtmıyor sayılmazsam bence yeni nesil bir rapçi ve stüdyonun kalan kısmında maskeleri ile oturan seyirciler.
Paylaşılan kesit, seyircilerden birinin heyecanına ortak oluyor, sanırım "en son neye heyecanlandınız?" diye soruluyor seyircilere. Çok tatlı bir kız, iddia oynarken - yasal bir siteden- son kalan parası 2 TL'nin 200 TL olmasından bahsediyor. Kendinden emin misafir yargı dağıtıp kızı yalancı çıkarmaya çalışıyor, en düşük iddianın 3 TL olduğunu, o yüzden kızın uydurduğunu söylüyor.
Ne kadar kolay değil mi birini rencide edebilmek, onu bozguna uğratarak kendini güçlü hissetmek, aklınca havalı olmak. Kız kendinden emin, iddiaya girelim alırım 200 TL'ni diyerek misafirin cebindeki nakitleri alıyor. Bense izlerken heyecanla alkışlıyorum, 20 saniye öncesine kadar hayatımda olmayan kızla gurur duyuyorum; yetmezmiş gibi hadsiz misafirin haddinin bildirilmesine içten içe seviniyorum, hiç tanımadığım bir adama sinirlenip, ondan intikam alınmasına seviniyorum.
Hiç tanımadığım insanların, hayatıma bu kadar etki edebilmesine kızıyorum ama konumuz bu değil, tüm bu saçmalığın ortasında bana minik de olsa bir aydınlatma yaşatan o soru. "EN SON NEYE HEYECANLANDIN?" tüm hislerimin üzerinden tek tek geçmek istiyorum.
Sahi, en son neye sinirlendim, neye sevindim, ne için ağladım, neye / kime güldüm, en son ne zaman gurur duydum kendimle mesela?
Tüm soruların yanıtlarını, dağılayazarken tutmaya çalıştığım evliliğimin diğer kahramanı ile çıktığımız 2 saatlik bir yolculukta buldum; onları ayrı bir yazıda aktaracağım.
Sevgiler
S.
Yorumlar
Yorum Gönder