iki hafta önceki psikolog seansında, sanki evliliğimden ya da "o"ndan başka bahsedecek bir şeyim yok diye sinirlenip, "ayrışmak" istediğimden bahsetmiştim. J. de, istersen her hafta görüşmeyelim, 10 günde - 2 haftada bir görüşebiliriz demişti. Ben her görüşmede ondan bahsedeceksem, arayı açmanın neye yarayacağını anlamadan, başka konular üzerine görüşüp kendimi iyice masaya yatırmayı önerdim. Bir nevi "duygusal ameliyata" açtım kendimi. Kendimde görüp tarttığım noktaları, hangi duyguları gereğinden fazla sahiplendiğimi, hangilerini görmezden geldiğimi bulup, iyileşmek, kendimi tanımak ve daha doğru bir şekilde yola devam edebilmek için buna ihtiyacım olduğunu hissettim.
Kendimi tanıdığımı, iyi bildiğimi düşünürken; aksi yönde bi'haber oluşum beni her an şaşırtıyor. Son zamanlarda (son birkaç sene) aklıma gelip yapmak istediğim, ama nedenini bir türlü bulamayarak ertelediğim konuları not ediyorum; listedeki bazı maddeler o kadar basit ki; kendime ara ara kızmama, kendimle yüzleşip oradaki kırıkları onarıp devam etmeme sebep oluyor.
Mesela Kur-an okumak istemiştim hep, sonrasında diğer kitapları da okumak ve kendimce anlayıp yorumlayabilmek, ya da Ataşehir'deki botanik bahçesi "Nezahat Gökyiğit"e gitmek, seramik kursuna kaydolmak, yogaya başlamak hiçbirini yapmamışım. Botanik bahçesini çok da güzel olmayan bir havada, geçen hafta ziyaret ettim; yavaş yavaş Kur-an okumaya da başladım; ağır ağır biraz da karışık bir sıralama ile okuyorum ama ne kadar zaman aldığı umrumda değil; başlamak ve yola çıkmak şimdilik yeterli benim için.
Tek başıma yola çıktıktan sonra, tek başıma tatil planladığımdan da bahsetmiştim, bunu da 23 Nisan'da Eskişehir'e doğru yapmayı planlıyorum. Eğer açılırsa "OM" - Odunpazarı modern'i ziyaret etmek ve mümkünse güzel olan havanın tadını tek başıma çıkarmak.
Kendimi tanıyıp, kendimle vakit geçirmek istiyorum. Bir de matkap kullanmayı öğrenmek istiyorum ama bunu ayrı bir yazı olarak 28.'de yazacağım.
Sevgiler
S.
Yorumlar
Yorum Gönder