"insan yarası yarasına yakın olanı seviyor" demişti Ece Temelkuran bir keresinde.
Bugün, açılan restoranların tadını çıkarmak için kuzguncuk'taki ismet baba'da alınca soluğu bir kere daha anladım, kendi yaramı ve yarasına yakın olduğumu nasıl çektiğimi.
kızkıza oturuyorduk usul usul; yanımızda bir kızı beklediği aşikar olan kişiyi arkadaşım bir yerlerden tanıdığını söyledi, öyle kapalı ki algım oyuncu filandır herhalde diye geçiştirdim. neden sonra masalar birleşip sohbet koyulaşınca söyledi, annem öleli 26 sene oldu dedi gözlerimin içine baka baka. Bense babamı yeni kaybettiğimden bahsediyordum.
Arkadaş olalım mı seninle dedi elimi tutup, neden dedim. Sen iyi birisin bence, arkadaşım ol hayatımda ol dedi; böyle teklif edilen bir şey mi arkadaşlık bilemedim, arkadaşız dedim.
Çok tuhaf, bir o kadar tanıdık. Telefonumda birlikte fotoğtaflarım var, açıp gülüyorum. soyadın ne güzel dediğimde, almak ister misin dedi.
Hayat, insana yüzünü güldüren anılar vermekten hiç çekinmiyor.
Yorumlar
Yorum Gönder